Bayanları Güzel Gösteren Giysi
16. yüzyılda Kraliyet Ailesi gelinlerinin gümüşi renkte gelinlik giymeleri gelenekti; Kraliçe Victoria bunu reddetti ve beyaz gelinlik giymekte ısrar etti. Bundan sonra İngiliz ve Fransız yazarlar, beyaz rengin masumiyetin simgesi olduğu konusunu işlemeye başladılar.
O dönem ahlakına göre bekaret evliliğin vazgeçilmez koşulu olduğu için beyaz gelinlik adeti tuttu! Evlenirken beyaz giysi giymek genç kızların bekaretlerini topluma ilan etmelerinin vasıtası oldu.
Tarihte ilk belgelenmiş gelinlik, MÖ 4000 yılında Eski Mısırda’dır. Bu zamanda, Mısırlı kadınlar, gelinlik olarak pilili beyaz ketenlere sarılır, başlarına saçlarını saklayan pahalı taçlar takarlardı.
Osmanlı’da gelenekler gereği, simli, pullu, işli giysiler ayıp sayıldığından, genç kızlar genellikle sade elbiseler giyerlerdi. Kadınların süslü giyinebilmelerinin yolu evlilikle başladığından, ilk gösterişli elbise olan gelinlik her zaman önemli bir giysi oldu.
Gelinin diğer kadınlardan farklı olduğunu belirtmesi açısından da önemsendi. Gelini diğer kadınlardan farklı kılan, gelinliğinin yanı sıra gelinliği tamamlayıcı gelin başı, duvağı ve aksesuarlarıydı.
1870’lerden sonra batı etkisiyle daha açık renkte gelinlikler giyilmeye başlandı. Beyaz kumaştan gelinliği ilk kez 1898’de Kemalettin Paşa ile evlenen II.Abdülhamit’in kızı Naime Sultan giydi. Sarayda başlayan ve zamanla yaygınlaşan beyaz gelinlik, 20. yüzyılda tüm dünyada olduğu gibi biz de vazgeçilmez oldu.


