Kategoriler
- Albümler
- Arabalar
- Astroloji
- Belgesel
- Biyografiler
- Cinsellik
- Çocuk Sağlığı
- Din
- Eğitim
- Emlak
- Estetik Güzellik
- Genel
- Güncel Haberler
- Hava ve Yol
- Hayvanlar Alemi
- İş İlanları
- Meteoroloji
- Müzik – Klip
- Oyun ve Hileler
- Piyasalar
- Rüya Tabirleri
- Sağlık Bilgileri
- Şairler – Şiirler
- Şarkı Sözleri
- Şifalı Bitkiler
- Sinemada
- Son Modalar
- Spor
- Tarihte Bugün
- Tatil ve Yaşam
- Teknoloji
- Türkçe Rap
- Tv Proğramları
- Yabancı Müzikler
- Yabancı Rap
- Yemek Tarifleri
Atilla İlhan Şiirleri ve Hakkında Bilgiler

15 Haziran 1925′te Menemen’de doğdu. Tam ismi, Attilâ Hamdi İlhan’dır. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat’ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı.
Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi’ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı’nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. 1946′ta mezun oldu. İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. 1948′de ilk şiir kitabı Duvar’ı kendi imkanlarıyla yayınladı.
-Ben Sana Mecburum Bilemezsin-
Ben sana mecburum bilemezsin
Adini mih gibi aklimda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
Içimi seninle isitiyorum.
Agaçlar sonbahara hazirlaniyor
Bu sehir o eski Istanbul mudur
Karanlikta bulutlar parçalaniyor
Sokak lambalari birden yaniyor
Kaldirimlarda yagmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.
Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
Insan bir aksam üstü ansizin yorulur
Tutsak ustura agzinda yasamaktan
Kimi zaman ellerini kirar tutkusu
Bir kaç hayat çikarir yasamasindan
Hangi kapiyi çalsa kimi zaman
Arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu
Fatih’te yoksul bir gramofon çaliyor
Eski zamanlardan bir cuma çaliyor
Durup köse basinda deliksiz dinlesem
Sana kullanilmamis bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalaniyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.
Belki haziran da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir silep siziyor issiz gözlerinden
Belki Yesilköy’de uçaga biniyorsun
Bütün islanmissin tüylerin ürperiyor
Belki körsün kirilmissin telas içindesin
Kötü rüzgar saçlarini götürüyor
Ne vakit bir yasamak düsünsem
Bu kurtlar sofrasinda belki zor
Ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yasamak düsünsem
Sus deyip adinla basliyorum
Içim sira kimildiyor gizli denizlerin
Hayir baska türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.
-Elimden Gelen Bu-
Elimden gelen bu ben iki kisiyim
Çogalmak neyse ne azalmak zor
Birisi seni her an birakip gittigim
Öbürü kan gibi tutulmus seviyor
Agzindaki aci alnindaki çizgiyim
Gözlerine kirli bir bulut getirdim
Hiçbir sevinç aydinligi onu silemiyor
Elimden gelen bu ben iki kisiyim
Birisi kapadigin kapilardan gitmiyor
Yagmur yagmaksa o günes açmaksa o
Bir yerin üsüse onun sicakligi
Ööbürü en içten çagrini isitmiyor
Hüneri ne dersen duygu kaçakçiligi
Aip tutmaksa o basip gitmekse o
Bakislari kiyisiz bir deniz uzakligi
Elimden gelen bu ben iki kisiyim
İkisi birbirinden çikmaya ugrasiyor
Bilmem ki hangisinden nasil vazgeçeyim
Birisi yeni bastan serüvene baslamis
Öbürü silahinda son mermiyi yakiyor
Çogalmak neyse ne azalmak zor

