Kategoriler
- Albümler
- Arabalar
- Astroloji
- Belgesel
- Biyografiler
- Cinsellik
- Çocuk Sağlığı
- Din
- Eğitim
- Emlak
- Estetik Güzellik
- Genel
- Güncel Haberler
- Hava ve Yol
- Hayvanlar Alemi
- İş İlanları
- Meteoroloji
- Müzik – Klip
- Oyun ve Hileler
- Piyasalar
- Rüya Tabirleri
- Sağlık Bilgileri
- Şairler – Şiirler
- Şarkı Sözleri
- Şifalı Bitkiler
- Sinemada
- Son Modalar
- Spor
- Tarihte Bugün
- Tatil ve Yaşam
- Teknoloji
- Türkçe Rap
- Tv Proğramları
- Yabancı Müzikler
- Yabancı Rap
- Yemek Tarifleri
Ahmet Haşim Şiirleri ve Hakkında Bilgiler
Ahmet Haşim, 1884′te Bağdatta doğmuştur. 4 Haziran 1933, Kadıköy, İstanbul’da ölmüştür. Sembolizmin öncülerinden Türk şairdir. Babası mülkiye kaymakamlarından ve Bağdat’ın eski ve bilinen ailelerinden birine mensup Ahmet Hikmet Bey; annesi ise yine Bağdat’ın ileri gelenlerinden Kahyazadeler’in kızı Sara Hanım’dır. Babasının Arabistan vilâyetlerindeki memuriyetleri sebebiyle düzensiz bir ilkokul tahsili gördü.
Dil olarak da aynı sebepten sadece Arapça öğrendi. Annesinin ölümü üzerine 12 yaşında babasıyla birlikte İstanbul’a geldi. 1897′de Galatasaray Sultanîsine yatılı olarak verildi. 1907′de mezun olunca Reji İdaresine memur olarak girdi. Bir taraftan da Mekteb-i Hukuk’a devam etti. I. Dünya Savaşı’ndaki askerliği (1914 – 1918) sırasında Anadolu’nun çeşitli yerlerini görme fırsatı buldu. 1924′te Paris’e, 1932′de de hastalığı sebebiyle Frankfurt’a gitti. Çeşitli yerlerde memur olarak çalışan Hâşim, daha çok öğretmenlik yaptı. Sanâyi-i Nefise Mektebinde (Güzel Sanatlar Akademisi) mitoloji dersleri hocalığı ve Mülkiye Mektebindeki Fransızca öğretmenliği görevlerine ölünceye kadar devam etti.
-Ağaç-
Gün bitti. Agaçta nes’e söndü.
Yaprak âtes oldu. Kus da yâkut.
Yaprakla kusun pariltisindan
Havzin suyu erguvâna döndü.
-Karanlık-
Askin bu karanlik gecesinde
Bülbül yine vahsi müterennim
Mecnûn’u terk etti mi Leylâ?
Vahsî sesi firkat sesi sandim.
Askin bu karanlik gecesinde,
Hicrânimi duydum, seni andim,
Firkatzede bülbül gibi yandi
-Yarı Yol-
Nasil istersen öyle dinle, bakin:
Dallarin zirvesindeyiz ancak,
Yari yoldan ziyâde yerden uzak,
Yari yoldan ziyâde mâha yakin.
-İsimsiz-
Yarin dudagindan getirilmis
Bir katre alevdir bu karanfil,
Ruhum acisindan bunu bildi.
Düstükçe vurulmus gibi, yer yer
Kizgin kokusundan kelebekler,
Gönlüm ona pervane kesildi.
Ates gibi bir nehir akiyordu
Ruhumla o ruhun arasindan
Bahsetti derinden ona halim
Askin bu unutulmaz yarasindan.
Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtim o bakistan, o dudaktan
Baktim ona sesizce uzaktan
Vurdukça bu askin ona aski.


