Kategoriler
- Albümler
- Arabalar
- Astroloji
- Belgesel
- Biyografiler
- Cinsellik
- Çocuk Sağlığı
- Din
- Eğitim
- Emlak
- Estetik Güzellik
- Genel
- Güncel Haberler
- Hava ve Yol
- Hayvanlar Alemi
- İş İlanları
- Meteoroloji
- Müzik – Klip
- Oyun ve Hileler
- Piyasalar
- Rüya Tabirleri
- Sağlık Bilgileri
- Şairler – Şiirler
- Şarkı Sözleri
- Şifalı Bitkiler
- Sinemada
- Son Modalar
- Spor
- Tarihte Bugün
- Tatil ve Yaşam
- Teknoloji
- Türkçe Rap
- Tv Proğramları
- Yabancı Müzikler
- Yabancı Rap
- Yemek Tarifleri
Adnan Yücel Kimdir, Şiirleri

Adnan Yücel 27 Mart 1953 Elazığ Doğumlu Türk Şair’dir. Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünü bitirdi. Bir süre çeşitli orta öğrenim kurumlarında öğretmenlik yaptıktan sonra Çukurova Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.
-ACIYA KURSUN ISLEMEZ-
Sabrin çalkalanip tastigi sulardadir
Çigliklarla parçalanmis uykularda
Burusturulup atilmis asklarda
Ve çalinmis mutluluklardadir
Ses ile yürek
Büyük rüzgarlarin o yanik sarkisi
Hala yükselir içimizden, dagilir
Coskunun doruklarinda sürer yankisi
Ilk kurban adanirken bir nehire
Korkunun ilk nisaninda baslamistir
Gözyasinin ilk damlasindan kalma
Yasli baharlarla gelmistir bugüne
Kanla yazilan yasalarla
Açligin otag kurdugu sabahlarla
Ve sonuçsuz kalan ahlarla gelmistir
Aciya kursun islemez artik
Ölüm bile bu aciyi cellat bilmistir
Yok bundan böyle ter yarasi
Zincir tutsakligi ve sabir
Kirbaç yalvartmasi sessizligin
Can pazari ve kahir yok
Hersey yasanan su gün gibi gerçek
Adimiz halk oldugu günden beri
Bir direnç olmustur bizde sevinçler
Simdi acinin her kurakliginda
Onlar
Yüregimizin ovalarina çiselenirler
Bosuna degil bu ölürcesine sevmek
Ve ölürken bile yürümek
Bosuna degil
Hep yatagi olduk tarihin irmaginin
Yenilgilerle durulmanin
Zaferlerle köpürüp kabarmanin
Ama hiç bir zaman
Anasi olamadik geçmisi dogurmanin
Yildizlar ve sular taniktir
Aç ve kavruk bir memeden
Direnmeyi yudum yudum emen
Bir çocuk gibi ögrendik
Ve direndik
Ordular kurduk türkü renklerinden
Bütün agitlari bir hücumda yendik
Aciya kursun islemez artik
Biz yasamayi zulümsüz sevdik
-AGLATAN MUTLULUK-
Çiksam simdi güzelligin gökyüzüne
Dolassam
Görsem bütün tanrisal sevgileri
Ölümsüzlügün sofrasina bagdas kursam
Ve anlatsam
Anlatsam o aglatan mutlulugu
Bilmem inanir mi bana mavilikler
Suskun bir coskunun doruklarinda
Pürköpük ve rüzgarli
Bir nehir kahkahasiydi gözyasi
Vivaldi böyle dinlenirmis meger
Mutluluk bile sensiz çekilmezmis
Ben ki yasami toprak bilmistim
Nice tohumlar ekmistim bunca yil
Geç anladim
Askin tohumu sensiz ekilmezmis
Sessizlik açarken zulüm bahçeleri
Gözlerinde bir anda dört mevsim
Her mevsimin güzelliginde sen
Bunca ayrik ve diken içinden
Güle çikmak iste budur desem
Bilmem inanir mi bana çiçekler
Içimde sayisiz denizlerin sahlandigi
O günü tarihlesem simdi
Irmak irmak çizsem zamanin yüzüne
Adina sonsuzluk desem
Ve her saniyesini o sonsuzlugun
An be an siirlestirmek istesem
Bilmem inanir mi bana sözcükler
-HANGI GÜNÜN YÜZYILI-
Sancisini yasiyorsun kaç zamandir
Yeni bir güne sevinçle baslamanin
Yoluna isik tutan sözcükler
Var mi o günün isiltili kanatlarinda
Rüzgara dost olan soluklar var mi
Altini çize çize soruyorsun nedense
Ki hep aldatilmis oldugun kendine
Adin çoktan çocuga çikmis oysa
Çoktan anlasilmaz olmussun
Su güzel ömrünün tam ortasinda
Kuslari sora sora düsen yapraklara
Ey çilgin
Kanadi kirik her kusa
Kanat olmaktan yorulmussun
Bulutlari çarpisa çarpisa yorgun
Bir gökyüzüdür artik gülüsün

